GERİ

Meriç Aydonat ile röportaj

Posted in Hayat

Selamlar!

Bu blog yazımızda TED ve TEDx konuşmalarının çevirilerine değineceğiz.

Ben TEDxBahcesehirUniversity ekibinden Senior Member Orkun, aynı zamanda Amara platformu üzerinden TED ve TEDx altyazıları ve çevirileri yapıyorum. Türkçe çeviri denince akla gelen ilk isim Meriç Aydonat. Bu yazımızda onunla yaptığımız ropörtaja yer veriyoruz. Şunu da söyleyelim kendisi TED konferanslarının Türkçe dili koordinatörü. Hatta daha da ileriye gidip çevirmenlik hakkında kişisel fikirlerinden bahsedecek. Daha fazla vaktinizi almadan, buyurun Meriç Aydonat ile röportajımız:

Klasik bir soru ile başlayalım, Meriç Aydonat kimdir? Neler yapar ve nelerden hoşlanır?

-Kendimi her şeyden öte bir dünya vatandaşı olarak tanımlayabirim; geçtiğimiz on yıl boyunca eğitimim ve kariyerim nedeniyle üç farklı ülkede yedi farklı şehirde yaşadım. İnsan farklı kültürler tanıdıkça da hiçbir insanın veya hiçbir ülkenin diğerinden üstün veya aşağı olmadığını, sadece farklı olduğunu ve farklılıklarımızın gezegenimizi güzelleştirdiğini görüyor. Bu nedenle de herhangi bir deneyimi garipsemeden kabul etmeyi öğrendim. Tabii ki yan etki olarak da mümkün olan en az mıktarda eşyayla hayatımı idare etmeyi…

Bunun dışında da nerede olursa olsun evimde zaman geçirmeyi çok severim. Yemek yaparım, çok kitap okurum, bir de bol bol TED Konuşması izlerim ve çeviririm.

Ted videoları çevirmeye nasıl başladın?

-TED Konuşmalarını izlemeye 7-8 yıl önce başladım, izlerken de bunları Türkçe’ye çevirebilsem ne güzel olurdu, hem İngilizce bilmeyenleri bu güzel fikirlerle tanıştırabilirim, hem de İngilizce öğrenmelerine katkıda bulunabilirim diye düşündüm. Şansıma TED tam o sıralarda çeviri projesini başlatmıştı, böylece ilk çevirmenlerden biri oldum. Konuşmaları daha iyi anlıyordum ve boş zamanımı kendimce başkalarına fayda sağlayarak geçiriyordum, böylece çevirdikçe çeviresim geldi konuşmaları.

Bir işe çok kişi başlar ama herkes devam ettir(e)mez, senin motivasyonun nedir çeviri yapmakta?

-Hala o kadar güzel, o kadar ilginç konuşmalar oluyor ki motivasyon değil bu güzel konuşmaları çevirecek zaman bulmak sorun oluyor. TED’in en güzel başardığı şeylerden bir gündemi çok iyi yakalıyorlar, o sıralarda konuşulan konular hakkında hemen bir konuşma yayınlıyorlar. Örneğin mülteci krizi, Brexit, cinsiyetsiz tuvaletler gibi konular konuşulurken, bunlar hakkında hemen konuşmalar yayınladılar. Haberleri takip etmeyi çok sevdiğim için, o sırada gündemdeki ve benim ilgimi çeken bir konuşmayı çevirmek benim için bir zevk oluyor.

Muhtemelen cevabı en merak edilen sorulardan biri, çevirdiğin en ‘challenging’ video neydi?

-“Mark Forsyth: Zübük nedir? Politik dil ile ilgili kısa bir ders” Konuşması hem zorlayıcı hem de çok eğlenceliydi. Forsyth bu konuşmada Türkçe’de tam karşılığı olmayan birkaç sözcük kullanıyor. Çevirirken bazılarını uydurmak, bazılarını da edebiyatımızdaki benden önce uydurulmuş sözcüklerden ödünç almak durumunda kaldım. Bu gibi mizahı konuşmalarda dildeki espriyi başka bir dile çevirmek bazen zorlayıcı olabiliyor. Bence işin püf noktası çeviriye yüzde yüz sabit kalmamak, gerektiğinde güzel Türkçemizdeki deyimlerden veya sözlükte karşılığı tam olmayan ama herkesin anlayacağı bazı deyişlere başvurmak.

Mark Forsyth | What’s a snollygoster? | A short lesson in political speak:

      

En kolayını sormayacağız ama sana en çok şey katan belki de seni değiştiren, hayata farklı bakmanı sağlayan video neydi?

-Derek Sivers: Tuhaf mı yoksa sadece farklı mı? En sevdiğim TED Konuşması. Bana başlangıçta bahsettiğim taşınma deneyimleri perçinleme imkanı verdi. Konusu, bir şey size değişik gelse de bunun nedeni onun saçma veya tuhaf olması değil, sadece sizin alışkın olmamanız, aslında o şeyin kendi mantığı ve geçmişi çerçevesinde son derece tutarlı olduğu. Başkalarının yaşam biçimlerine ve fikirlerine saygı duymak için hatırlanması gereken önemli bir ders bence.

Weird, or just different? | Derek Sivers

      

Bu tarz çeviri yapmaya başlayacaklara tavsiyelerin nelerdir?

-İlginizi çeken konulardan başlayın. Hem zevkle çevirirsiniz, hem de konuya aşina olduğunuz için terimleri daha iyi bilir, daha akıcı bir şekilde çevirebilirsiniz. Örneğin benim ilk çevirdiğim konuşma mesleğim dolayısıyla

George Dyson, bilgisayarın doğuşu üzerine oldu.

George Dyson | The birth of the computer

      

Çeviri yapmaya hiç başlamamış olsan nasıl biri olurdun?

-Kesinlikle daha az şey bilirdim, çünkü şimdiye kadar o kadar farklı konularda konuşmalar çevirdim ki, birçok konu hakkında bilgim ve fikrim oldu.

Bu çevirilerin, video içerikleri dışında sana bir getirisi oldu mu, oluyor mu?

-Çevirilerim sayesinde hem TED içinden, hem diğer dillerde çevirenlerden, hem de Türkçe çevirmenlerimizden birçok farklı ve güzel insan tanıdım. Hayatta aldığımız yollar farklı olsa da ortak bir ilgi alanına sahip insanları tanımak çok hoş. Bazen konuşmalarda bahsedilen konu hakkında yazışıyoruz veya konuyla ilgili başka bir kaynak paylaşıyoruz. Çevirinin ötesine geçip konuları tartışmak ve daha derinden anlamak çeviriden edindiklerime başka bir boyut kazandırıyor.

Seni en çok etkileyen, hüzünlendiren konuşma nedir?

-Pawan Sinha ile Beyinlerin görmeyi öğrenmesi üzerine

Bu konuşma, beynimizin bir kısmının nasıl çalıştığını öğrenme fırsatı vermesinin yanısıra, yaşamlarını basit bir ameliyatla tedavi görme yetişine kavuşabilecek binlerce çocuğun olanaksızlıktan dolayı yaşamlarını körlük kadar büyük bir engelle sürdürdüklerini hatırlatması açısından çok hüzünlü.

Pawan Sinha on how brains learn to see:

      

Çeviri yaptığın videolar hakkında ne düşünüyorsun?

-Çevirdiğim bütün videoları çok sevdiğimi veya hepsinde anlatılanlarla aynı fikirde olduğumu söyleyemesem de, beni farklı bakış açılarıyla tanıştırdığı için çeviriye harcadığım her dakikanın beni zenginleştirdiğini düşünüyorum. Umarım çevirilerimi izleyenler de aynı fikirdedir.

Çeviri yapmak elbet içeriği, konuşmayı ve hikayeyi daha iyi anlamanı içerlemeni sağlıyor, çeviri yapmadığın videolarda anlam açısından eksik hissediyor musun?

-Tabii ki çevirdiğim konuşmalara daha fazla zaman harcadığım, onları Türkçe’ye en doğru ve akıcı biçimde çevirme üzerine düşündüğüm için, bu konuşmalar zihnimde daha derinlere işleniyor. Ancak bir konuşmayı dikkatlice izlemek, onu anlamak ve takdir etmek için bence yeterli.

Bir yerde türkçeye çevirdiğin bir videoyu izleyen -ingilizce bilmeyen- biri i görünce ne hissediyorsun?

-Bazen çevirilerimi takip edenlerden mesaj alıyorum, o kadar mutlu oluyorum ki anlatamam. Bazen teşekkür ediyorlar, bazen başka bir konuşmayı çevirmemi rica ediyorlar, bazen de düzeltmeler yapıyorlar. Birilerinin benim çıkardığım işten yararlandığını görmek inanılmaz sevinç ve gurur verici.

Veya görmediğin, ama ingilizce bilmeyenlerin de videoları anlayabilmesini sağladığın insanlar hakkında ne düşünüyorsun? Dünyaya bir katkı mıdır sence bu?

-Tanımadığım, görmediğim insanlara bir katkım oluyorsa, onların hayatlarında bir şeyi değişik yapmalarına veya bir konuya başka bir açıdan bakmalarına yardımcı olabiliyorsam ne mutlu bana.

Çeviri yapmak, bunun dışında yaptığın işlere nasıl bir etkisi oluyor veya oluyor mu?

-Bu kadar TED Konuşmasıyla iç içe olmanın ufkumu genişlettiği kesin. Bu, isimde farklı noktaları görmeme yardımcı oluyor. Tabii ki iş arkadaşlarımla iş dışında konuşacak birçok konu vermesi da cabası.

Senin gibi diğer çevirmenlerle iletişim halindesindir, onlarla birlikte neler yapıyorsunuz? Workshop vb aktiviteler oluyor mu?

-Evet, Türkçe’ye ve diğer dillere çeviri yapan birçok arkadaşla sürekli iletişim halindeyim ve TED’in düzenlediği birçok çalışmaya katıldım. Diğer dillerde yapılanları görmek ve onları Türkçe topluluğunda denemek, çevirilerimizin ve işleyiş sürecimizin kalitesine büyük katkıda bulundu. Ben de bizim topluluğumuzda denediğimiz bazı yöntemleri diğer dil topluluklarıyla paylaşıyorum ve onların bizim yöntemlerimizi denediğini görmek çok hoş.

Bir dili iyi konuşmak, anlamak çeviri yapmak için yeterli mi?

-Bence çevirinin püf noktası konuşmanın dilini anlamak değil; yabancı bir dili ileri derecede biliyorsanız zaten anlamakta güçlük çekmezsiniz. Çeviride önemli olan onu çevirdiğiniz dile akıcı bir şekilde aktarmak. Bunun için de o dili konuşabiliyor olmanız, o dil ana diliniz bile olsa yeterli değil. Dile hakim olmak, anlatım ve yazım kurallarını bilmek iyi çeviri yapmanın ana koşulu. Bu konuda kişinin kendisini gelişmenin tek yolu da tabii ki bol bol kitap okumak.

Bu çeviri işini sonsuza kadar yapmayı düşünüyor musun yoksa senin için buna son vereceğin bir zirve var mı?

-Çok sevdiğim bu hobiye son vermeye henüz niyetim yok.

Son olarak, sence kesinlikle izlenmesi gereken ted videoları

-Geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz Hans Rosling’in bütün konuşmalarını dünyanın işleyişini daha iyi anlamak için herkese tavsiye ediyorum. İstatistik bilimini kullanarak farklı toplumların medeniyet ölçütlerine göre nerede olduklarını, bunun nedenini ve gelecekte ne yönde ilerlediklerini açıklıyor. Kesinlikle çok öğretici ve “geri kalmış” ülkelere başka bir boyutta bakmamızı sağlıyor.

The best stats you’ve ever seen | Hans Rosling

      

How not to be ignorant about the world | Hans and Ola Rosling

      

ve tedx videoları neler?

-TEDx konuşmalarından sürekli kendime hatırlattığım

Larry Smith: Neden harika bir kariyere sahip olmakta başarısız olacaksınız?

Why you will fail to have a great career | Larry Smith | TEDxUW

      

Emin Çapa’nın TEDx konuşmalarını çok seviyorum, ülkemizin durumunu ve onu geliştirmek için nelere önem vermemiz gerektiğini son derece açık bir şekilde açıklıyor, keşke dinlesek. Bu yılın TEDxBahçeşehirUniversity konuşmalarından Zeynep Selvili Çarmıklı’nın En Acımasız Ses konuşması da dikkate değer.

Why There is no Buoyancy of Water in Turkish Baths? | Emin Çapa | TEDxIstanbul

En Acımasız Ses! | Zeynep Selvili Çarmıklı | TEDxBahcesehirUniversity

      

Peki, teşekkürler bize ayırdığın vakit için :) Buradan okuyuculara söylemek istediğin bir şey var mı?

-TED Konuşmalarının ne olduğunu biliyorsanız, TEDx organizasyonlarına katılıyorsanız, yurtiçi ve yurtdışındaki farklı kaynaklardan gündemi takip ediyorsanız, çok şanslısınız, bunu bilin. Dünya nüfusunun büyük bir bölümü dil veya erişim olanaksızlıklarından dolayı sizin eriştiğiniz bilgilere sahip değil. Bu yüzden bu olanaklara sahip olan bizlere büyük görev düşüyor. Üstünlük taslamadan, ukalalık etmeden, karşımızdakini dinleyip ona saygı göstererek, sahip olduğumuz bilgi olanaklarını paylaşmak güzel dünyamıza ve insanlığa karşı görevimiz. Siz de bir ucundan tutup insanlığın ürettiği kollektif bilgiye daha fazla insanın erişimini sağlarsanız, daha adil ve güzel bir dünyanın yaratılmasında tuzunuz bulunacak, bence bu fırsatı kaçırmayın.

TEDxBahcesehirUniversity paylaşmaya değerli fikirleri izleyicisi amacıyla çalışan ve tamamı gönüllülerden oluşan kar amacı gütmeyen lisanslı bir TED etkinliğidir.

Read Next

Kararsızlığınıza derman olacak 5 TED konuşması